selimur

Satılık Ateş

Duvarda ilan gördüm seni ararken. “Satılık ateş, üç kuruşa” diyordu. Yenim yağa banmıştı. “Bir çift elin var ise gel, elini çabuk tut…” gerisi okunaksız.

Evin duvarları buruşmuştu gözümde. Perdeleri, gün ışığı dalamıştı. Hem kapısı boyasız… Kiremitler sırıtmakta. Eldeki yara, yarasıza duvar deliği. Yazın çatıların üzerinden zıplayan ay, bir anlık manzaraydı. Kapı kilit tutmuyordu. Yola aktım. Yolda, uçurumlar vızıldar, arabalar işitmez.

Sesini duyar gibiyim: “Resimde genç görünmek… Ne büyük zulüm! Gençsin ve gülüyorsun”. 

Kazılmış müzik buldum seni ararken. Derinlere inmişti. Senfoniyle değil, tek aletle deliyordu. Çukurda hayat vardı ve sıcacıktı. Vurdukça binanın iskeleti vücut buluyordu. Ruhlara anlamlı bir ev konduruyordu. İçinde garam gizli! Yumuşuyor, esniyor, uzuyor, nefes alıyor, duralıyor, ikirciğe düşüyor, iç geçiriyordu. Kızıyor, köpürüyor, duralıyor, nefes alıyor, etrafını yokluyor, harfler boğazında düğümleniyordu. Sahi ev miydi, mezar mıydı? Günü aydın olsun için tıkladım. Bir kapı gördüm, tıkladım da rica minnet girdim içeri. Ayakkabımı çıkardım, tabanlarım bayram etti. Zeminde yayılma imkanı bulmuştu ne de olsa. Ne de olsa insan uzuvları içerisinde en çirkinidir. Bundandır ki en aşağı konulmuş, en aşağılara kaçmış. Çorapla ve ayakkabıyla gizlenmiş. Gizlenen başka şeyler de var, söylemeyeceğim. Eşikten adım atar atmaz müzik kesildi. “Yemekten sonra…” dediler. Havsalama saçma sapan sesler üşüştü. Hafızam çağıran bir organdır. Hafızam organdır ve çağırır. Bazen abuk sabuk sözleri ayıklayamam, çıkar ondan. Ehil değildir doğrusu. “Aç ayı oynamaz“, demişti çağrışım. Gülme hareketi yapıp geri çekmiştim. Nahoşluğu unutmaya… Ellerimi ovuşturdum. Etrafa son kez göz gezdirdim. Salonun havası geçen kıştan kalmaydı. Kışın değdiği elbise denli, eskiydi ve tazeydi.

En kıymetli organını ödünç vermelisin”.

Kapıda böyle yazıyordu. Gözlerim ve hafızam… Gözlerimi avucumda evirip çevirdim. Hileli zar gibi, fırlatıp atacakmışım, düşeş gelebilecekmiş gibi. Ne de olsa göz hayadan kıymetlidir ya da bızırdan. Gerçekten öyledir. Benim için en azından… Paha biçilemez. “Olduğu gibi geri isterim, cin tonikte dinlendirin. Geri alınca sarhoş gözlerle bakmak istiyorum. Bön kapıcı bir fiske nefes koyverdi burnundan. “Yukarı çıkmak için böbreğinden geçen var“, dedi alaylı.

Gözlerim geride kaldı, paltomla beraber. Deminden arıkladım. Önümde karaltıyla kemiklerim kabardı, etlerim çekildi. Diş gösterdiler. Yeniden gencelmiştim hesapta. Giysim bollaşmış ve beni kaplamıştı. Sahi giysimden habersizdim demin. Onları çıkarırken hatırlarım. Yahut arıza çıkarınca… Yenin ağzı yağlıydı. Yağı genişledi. Elime tutuşturdular… Ateşi avuçladım. Hayret ki, sancılı yangı yoktu. Çığlık kesikleri salona vurmamıştı.

Sesin aklıma düştü. “Resimde ellerin kabadır neden? Hayatın incelten bir yönü var, fark edemezsin. O kadar incelir ki göremezsin. Yüzünle yan yana tuttuğun resme bak” demiştin.

Yemek yorgun geçmişti. Tenorun göbekli sesi, salona çökelmişti. Göz kapaklarım kurşunlaştı. Sahi görmüyordum.

Her akşam sokak ortasına tok ses patlardı/Yıkılırdım/Seni göremezdim/Bugün nerede diye geçerdi içimden?/Dün neredeydi?/Hangi kadın bebeğini balkondan fırlatmış/Hangisi kendine azmettirmiş/Nereler intihar kokar?/Katiller nerededir?/…/

Kalanını işitmedim. Bazen kulağım yerindeyken işitmem. Büyük nimettir. Bulanık… Buğulu yemek bitince; hafif bir ağırlık üzerime dolandı. Kulağıma eğildiler. Belli ki yemek bitmiş, aç bedenin yorgunluğu üstüme çullanmıştı. Yangı kulağımdan aktı. Sahi dışarıya taşan ses bu muydu? Sancıymış, ses imiş. Yersiz, bomboş… Kandırıldım. Biri kulağıma eğildi. Garsondu zahir! Sakin yumuşak sesle “sakın ha, uyuma“, dedi. Uyarı ile ses tonu örtüşmüyordu. Yadırgadım. Acaba tersini yap mı demek istiyordu. Devam etti. “Hafızanı sakladın, cezana katlan!“. Ses tonunda tehdit ya azar yoktu. Meğerse uyursam sütte boğulurmuşum. Uykuya kaydım. Daldım. Gözlerim yerindeymiş. Görüyordum. Buutlarım kaybolmuş, şarkıcı da benmişim. Yenimden içeriye kaygan bir el süründü. Uyuşuk, sancılı kâbusa yuvarlandım.

Katranlı adamlar, odaya doluştular/Neredesin?/Yapış yapış bakışları var imiş/Gözleri vantuz/Derler ki/Değince koymaz, dehşete çekilirsin/Öylece anlatırlar/Ölüler sigarayı nasıl içer bilemem/Parmaklarının arasında et yoktur/Dinelirler, ha bire tüttürürler/Tütün duman mezhepleriymiş/Ciğerleri var mıdır?/İçlerine ne dolar?/Yüzleri aydınlanmaz, karanlığı yankılar/Bir yığın murdar, etleri de harammış/Kurtlar yemez bunları/Bunları toprak çekmez/Tepesine fırlatır, kabul etmez/Ağızları küfürle tütsülenmiş/Dilleri kilerde yıllarla kilitlidir/Beşiği devirirler/Duvarları omuzlar ve düzlerler/Yapıp ettikleri bir ara, iyiliği andırır/Doğrultmak alttaki sandık için/Odayı katranla badanalar, yerleri mazotla temizlerler/Ellerinde lüküsten ucuz şişeler vardır/Dilleri tepinir ağızlarında/Yanağından anlarsın, besbelli küfrederler/Yağlarlar çaputu, burar, camı kırıp atarlar/Bu poyrazlı geceler, sobalar zehir saçar zahir/Sabahına varmadan yangınlar dinginleşir/Yandaşları dilleriyle ordadır/Sözleri bir ara, umuda benzer/Doğrusu, yalana şerbetliler/Gel de bak/Eve kundak sokmuş, şerefsizler! 

Yüzün dahaden genç iken ellerin ne çabuk yaşlanıyor“, demiştin. Hafızam garip organdır. Sahi onu vermedimdi. Gürültüyü araladı, sesini çağırdı. Sesin kulağıma çalındı. Kulağımı çınlattın öteden. Beni çağırmaktasın.

Sevinçle ayıldım ve dineldim. Paltomu pür telaş kaptım. Gözlerim yuvasında… Kapıcıya tosladım. Hafızam garip… Durmaksız seni arar. Gayrı hiçbir kapı, bana kilit tutamaz. Yollara akacağım. Evlere girip çıkacağım. Gözlerim ayakta, geceler hülyalıdır. Ellerim yenimde, yeninde cebimdedir. Hiç değilse hayaleti… Yağ yenimden tırmanır, hissederim. Ateşi avuçladım. Ellerim rehindedir. Sahi, “elini ver” demiştin.   

One reply to “Satılık Ateş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com ile Ücretsiz Bir Web Sitesi Kurun
Başla
%d blogcu bunu beğendi:
close-alt close collapse comment ellipsis expand gallery heart lock menu next pinned previous reply search share star